16 Nisan 2019 Salı

Bin Yıllık Uykusuzluk


eğreti kapının fezlekesi


düşü delik yüreği kırık bu coğrafyanın
toprağı sıtma tutmuş
hikaye sürgün anlatıcıların ağzında
körpe sahillerde dağlar alabora
ölüme muhacir bedene kucak
genç bir adam

sesleniyor küflü geceye
tıfıl potin izleri
daha kaç çocuk hıçkıracak sütü kesik

benzi kurutan misketler soykırım
yanaklarında çocukların
kavlayan gözbebekleri tuz ağusu
tozun pusa boyun eğdiği akşam

çakmak çakmak bakışını gördüm yerkürenin
inleyerek ölümünü
güneşin dibe vurduğu yerde
münafık çağların üzerine kapanışını

kanırtıyorum boğazımdaki pençeyi
susku akıyor
bin yıllık uykusuzluk
üzeri çizildi hatırı sayılır zamanların
tut kolumu
irkileyim soluk saçlarından


Sabiha İclal Tiryaki

İtibar / Aralık 2017- Sayı 75



Dumanı Üzerinde Asrın Ortasından Geçen Beyaban



fecir vaktinden habersiz bir çağın
eşiğinden bildiriyorum dedi haberci
kayıp çocuğu arıyorlar
çamura bulanmış emzikten

kasveti akıntıda boğuyor
küçük kırmızı balık
dili mahfuz
meydan okuyor ürkütücü sessizliğe

göçmen kuş olma hayaliyle yanıp
tutuşurken küle dönen
sayısız enkaz var
dikine özgürleşen kulelerde

küresel ekranının arka yüzünde
bir türlü okuyamadığımız
parşömen sızısı
daha ne kadar izleriz
tükenmiş vicdanları aklamadan

baş aşağı çevirmeli keops’u
tüm taşların ağlama vaktidir
firar etmeli karanlık zamanın kıskacından

kırıldı günbalı kadehi


Sabiha İclal Tiryaki

Ayna İnsan / 2015 Yıl 4 - Sayı 16

Kim Sabaha Ulaştıracak Suyun Sesini



bitkin sessizlik akıtıyor lohusa yatağına
anaç öz suyunu
aç gözlü kurtçuklara karşı direniş
siyahın orta yerine haykırışım
hüzünler yama tutmuyor artık
yürümeli
yüzyılların kirli tırnaklarına inat

külleri savurduğum geçmiş
unutuşu belleğin
hecelerine ayrılmış yoksun bir gülüş
dökülmüştü taş yola
öğrendiğim:
parmak izi gizleniyor

günün alacasında sesimi örten
sari bir yalnızlık saklıymış içinde
sana kim dokundu
buluşalım el yazması bir kitabın
hırpalanışında
kaçırdığımız kaç sabahın şifresi var
kırılmış

soluğu kılavuz çizgisi tan  yerinin
vakit dar

Sabiha İclal Tiryaki

Ayna İnsan / 2015 Yıl 4 – Sayı 14



Göğün Değdiği Yer

yağmuru geçince hemen soldaki müebbet yokuş emiyor topuk seslerini uzun bekleyişlerin biriktiği lahit dudak uçları gülümsemeyi unutalı bıçak...