eğreti kapının fezlekesi
düşü delik
yüreği kırık bu coğrafyanın
toprağı sıtma
tutmuş
hikaye sürgün anlatıcıların
ağzında
körpe sahillerde
dağlar alabora
ölüme muhacir bedene kucak
genç bir adam
sesleniyor küflü geceye
tıfıl potin
izleri
daha kaç çocuk hıçkıracak sütü kesik
benzi kurutan
misketler soykırım
yanaklarında
çocukların
kavlayan
gözbebekleri tuz ağusu
tozun pusa boyun
eğdiği akşam
çakmak çakmak
bakışını gördüm yerkürenin
inleyerek ölümünü
güneşin dibe
vurduğu yerde
münafık çağların
üzerine kapanışını
kanırtıyorum boğazımdaki pençeyi
susku akıyor
bin yıllık uykusuzluk
üzeri çizildi hatırı sayılır
zamanların
tut kolumu
irkileyim soluk saçlarından
Sabiha İclal Tiryaki
İtibar / Aralık 2017- Sayı 75
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder